Azerbaycan’ın Bağımsızlık Sonrası En Önemli Sorunu Ermenistan’ın Toprak İşgali

Azerbaycan'ın Bağımsızlık Sonrası En Önemli Sorunu Ermenistan'ın Toprak İşgali
Azerbaycan’ın Bağımsızlık Sonrası En Önemli Sorunu Ermenistan’ın Toprak İşgali

Azerbaycan’da 18 Ekim 1991 tarihinde Meclis Bağımsızlık kanununu kabul etmiştir.

Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından karşılaştığı en önemli sorun, topraklarının yüzde 20’sinin Ermenistan tarafından işgal edilmiş olması.

Bu sorun günümüzde, Bakü’nün iç ve dış politikasına yön veren en önemli etkendir ve Azerbaycan’da yol açtığı büyük ekonomik, siyasi, askeri, sosyal ve kültürel olumsuzluklar vardır.

İşgalci Ermenistan, halen işgal ettiği Karabağ topraklarından çekilmediği gibi işgal ettiği Azerbaycan topraklarında bulunan tüm dini ve tarihi anıtları yok ederek tüm müslüman alemine karşı suç işlemeyi sürdürüyor.

Ermenistan tüm uluslararası hukuk kurallarını ihlal ederken BM Güvenlik Konseyinin ilgili 4 kararını hiçe sayıyor.

Bir milyondan fazla Azerbaycan vatandaşı işgal altındaki topraklarını terk etmek zorunda kaldı.

Azerbaycan’ın günümüzdeki durumu, kendisi açısından bir ikilem oluşturmaktadır. Bir yandan ekonomik kalkınma paralelinde silahlanıp Ermenistan’a karşı üstünlük elde ederken, diğer yandan muhtemel bir savaşın yıkıcı etkileri sonrasında ekonomik gelişiminin önünün kesilmesi ihtimali Bakü’yü frenlemektedir. Ermenistan’ın Rusya ile ittifak kurarak Türkiye ve Azerbaycan’a karşı bölgede sağlamaya çalıştığı güç dengesi Azerbaycan’ı askeri bir harekâta başvurma hususunda dikkatli davranmaya itmektedir.

Moskova, silah satışlarında izlediği politika ile sorunun tarafları arasında askeri bir denge kurmaya çalışmakta, güçlenen ekonomisi ile birlikte giderek silahlanan Azerbaycan’a karşı Ermenistan’ı desteklemekte ve çözümün ancak Rusya ile birlikte olacağı mesajını vermektedir.

Ermenistan’ın Türkiye sınırı Rus askeri birlikleri tarafından korunmakta, bu durum Ermenistan’ın Türkiye’den güvenlik tehdidi algılamasını hafifletmekte ve askeri anlamda Azerbaycan üzerine yoğunlaşabilmektedir.

Rusya ile Ermenistan ilişkileri Ermenistan’ın Rusya’ya bağımlılığı şeklinde sürmektedir. Bölgede dışlanan Ermenistan, zafiyetini giderebilmek için giderek daha fazla Rusya’ya bağımlı hale gelmektedir. 1995’te imzalanan ve Rusya’ya Ermenistan’da 2020 yılına kadar askeri üs bulundurma izni veren anlaşma, 2010 yılında gerçekleştirilen diğer bir anlaşma ile 2044 yılına kadar uzatılmıştır.

Azerbaycan ile Rusya arasında 1828 tarihinde imzalanan Türkmençay Anlaşması sonrasında Kuzey Azerbaycan, Rus Çarlığı; Güney Azerbaycan ise İran devleti egemenliği altına girmiştir. Azerbaycan’da günümüzde 9 milyonu aşkın Azerbaycan Türk’ü yaşarken, İran’da 30 milyon Azerbaycan Türk’ü yaşamaktadır. İran, bağımsızlığını elde etmesi sonrası Azerbaycan’a karşı sürekli çift yönlü bir politika izlemiştir. Bunlardan ilki, Azerbaycan’ın siyasi, askeri ve ekonomik açıdan güçlü bir ülke konumuna gelmesini engellemektir. Çünkü Tahran yönetimi, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’ın işgali sorunu başta olmak üzere mevcut problemlerini çözmesi halinde Bakü’nün, Güney Azerbaycan’a ilgi göstermeye başlayacağından ve Birleşik Azerbaycan, hedefine yönelebileceğinden endişe etmektedir.

Bu nedenle bir İslam Cumhuriyeti olan İran, Müslüman Azerbaycan ile Hristiyan Ermenistan arasında, Ermenistan’ı desteklemeyi tercih etmektedir. Diğer yandan bünyesinde bulunan, Azerbaycan Türkleri arasında milliyetçiliğin gelişmesini önlemek maksadıyla, Azerbaycan’ın çok kötü bir duruma düşmesini de istememektedir. Kısacası İran, Azerbaycan’ın mevcut sorunları ile yaşamasından, yani statükonun devamından yanadır.

Türkiye açısından Azerbaycan; tarihi, kültürel, jeopolitik ve jeoekonomik nedenlerle önemlidir. Ermenistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olmasına rağmen Türkiye, Ermenistan ile diplomatik ilişkisini kesmiş, Dağlık Karabağ işgali nedeniyle de 1993 yılından itibaren bu ülkeyle olan sınırını tamamen kapatmıştır.

Türkiye, Ermenistan ile ilişkilerin normalleşmesi için Dağlık Karabağ sorununun çözümünü şart koşmuştur. Türkiye Dağlık Karabağ sorununa uluslararası hukuk çerçevesinde Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü gözetilerek, görüşmeler vasıtasıyla çözüm bulunmasından yanadır.

Uzun yıllardır barış görüşmelerinin en önemli dayanağı olan Minsk Grubu’nun işlevsizliği ortadadır. Minsk Grubu’nun eş başkanlarının Ermeni yanlısı Fransa ve her alanda jeopolitik rekabet halinde olan Amerika ve Rusya olması, bu grubun Azerbaycan açısından istenen sonucu üretemeyeceğine işaret etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir