Türkiye’de Organik Tarım Ne Boyutta Durumu Nedir Yapılıyor Mu

Avrupalı firmaların geleneksel ihraç ürünlerini organik olarak talep etmeleri nedeniyle özellikle üzüm, incir ve kayısı gibi kurutulmuş ürünlerde; organik elma, armut, nar ve üzüm suyu gibi konsantre ürünlerde; vişne, biber, domates ve kayısı gibi konserve ürünlerde, çilek, vişne, kayısı, biber ve kiraz gibi dondurulmuş ürünlerde piyasa taleplerine yönelik üretim yapıldı.

Türkiye’de organik tarım faaliyetleri 1980’li yılların ortalarında Avrupa’da faaliyet gösteren firmaların Türkiye’den organik tarım ürünlerini (kuru üzüm, kuru incir, kuru kayısı, fındık, baklagil ve pamuk) talep etmeleri ve bu üretim tekniğini tanıtmaya yönelik çalışmalarıyla başlamıştır.

Türkiye özellikle kuru ve kurutulmuş meyvelerde, işlenmeye uygun meyve ve sebze ticaretinde önemli bir konumdadır.

Organik tarımda esas amaç, insanın kullandığı her türlü gıda ve besin maddeleriyle barınma ve giyinme maddelerinin insan sağlığına zarar vermeyecek ya da en az zarar verecek şekilde ve devamlı olarak üretilmesidir.

Organik ürünler yetiştirilmesinde ve işlenmesinde genetik mühendisliğin, yapay vb. gübrelerin, böcek ilaçlarının, yabani ot ve mantar gibi zararlıları yok edici ilaçların, büyütme düzenleyicilerinin, hormonların, antibiyotiklerin, koruyucuların, renklendiricilerin, katkı maddelerinin, kimyasal kaplama ve parlatıcı maddelerinin ve kimyasal ambalaj malzemelerinin kullanılmadığı gıda maddeleri anlaşılmalıdır. Organik gıdalar bitkisel ve hayvansal gıdaları içerir. Ayrıca, bir ürünün organik olabilmesi için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kontrol veya sertifika kuruluşu tarafından gerekli kontrollerinin ve sertifikalandırılmasının yapılması gerekmektedir.

Son yıllarda iç piyasada sıkça kullanılan doğal ürün, klasik ürün, köy ürünü, naturel ürün gibi terimlerle adlandırılan ürünler organik ürün değildir.

Türkiye’de organik tarım yapan üretici sayısı artmaktadır. Ancak bu artış düzenli değildir.

Türkiye’de üretilen organik ürünlerin çok büyük bir kısmı dış pazarlara gitmektedir. Dış pazarlar içinde en önemli ülkeler yüzde 80’lik pay ile AB ülkeleri ve yüzde 15’lik pay ile Amerika’dır.

Son yıllarda tüketicilerin daha sağlıklı, daha doğal ve güvenli gıda arayışları organik gıdalara olan ilgiyi artırmıştır.

Organik ürünlerin üretim ve ticaretinde eğitimin önemi büyüktür. Üreticiden tüketiciye kadar eğitim sürecinin ve bilicinin oluşturulması, bu alanda bilgi ağının güncel tutulması, hedef pazarların oluşturulması, avantajların gösterildiği alanlardan yararlanılması konusunda etkin çalışmalar yapılması gerekiyor.

Organik gıda ürünleri piyasasına uluslararası boyuttan bakıldığında dünyadaki teknolojik gelişmelerin takip edilmesi ve bu olanakların ihracata yansıtılması önemli.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir