Yabancı Dilde Eğitim Aldıklarında Genç ve Yetişkin Öğrenciler İçin Yararları ve Sakıncaları Nelerdir

Bu konuda özel kanunla Türkiye’nin tek Türkiye Cumhuriyeti Profesörü unvanına sahip olan kimya mühendisi ve akademisyen Ordinaryüs Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu şunları ifade ediyor:

Bizi sessiz sedasız ruh bilimsel savaş taktikleriyle fethettiler.

Diyorlarki “annemiz babamız dünyanın parasını verdi, bizi yabancı dille eğitim veren üniversitelere gönderdi. Sonra baktık ki biz hiçbirşey öğrenemiyoruz. Yabancı dili de doğru düzgün öğrenemiyoruz ve Türkçe’den, tarihimizden hiç haberimiz olmuyor. Acaba bizde mi bir acayiplik var? diye söyleyemiyoruz.” Çünkü bir uyutturmuşlar çok iyi yere gidiyorsun diye hatta konu komşuya bile hava atılıyor. Sana bu yabancı dille eğitimi dışarıdan itelediler.

Şimdi gençlere çok acıyorum. 50 senelik alıştırmalardan sonra ne sanayi bıraktılar, ne de tarımı bıraktılar, şimdide topraklarını alıp götürüyorlar. Böyle ülkelerde meslekler kalmaz. Çok üzülüyorum, gençlere rastlıyorum çok iyi zannedilen üniversiteyi bitirmiş, makine mühendisliğini, elektroniği, siyasal bilgileri, iktisadı bitirmiş işsiz, iş yok. Kendi mesleğiyle ilgili hiç iş yok. Bu çok önemli çünkü böyle ülkelerde yabancının eline geçmiş topraklarda yabancıların şirketleri iş yapar ve oralara kendi ülkesinde işe yaramayan işçileri toplar getirir. Portoriko, Filipinler gibi böyle ülkelerde sadece gülünç ücretlerle ırgatlık yapacaklar kalır. Meslekler kalmaz.

Üniversiteye gidip birşeyler okumaya çalışmak iyidir fakat ne yapacaksınız böyle dayatılıyor. Bizdenmiş gibi görünen kurumlar vasıtasıyla dışarıdan bunlar bastırılıyor.

Bir yere gitmek zorunda kalıyorsunuz. O zaman ne yapacaksınız? Basit direniş, basit savunma yöntemleri kullanacaksınız. Çünkü tepene binmişler, kafana vuruyorlar.

Sizin herhangi bir dalda bir konuyu, yabancı dilden öğrenmeniz kesinlikle mümkün değildir. Zaten öğrenmeyiniz diye bu yapılıyor, boş kafalı bir toplum olsun diye.

Yapılması gereken, size yabancı dilde anlatılan konunun Türkçe kitabını bulabilirseniz, buralardan çalışacaksınız. Ondan sonra bunun yabancı terimlerini öğrenmek bir kaç günlük iştir.

Öğretmenler ya aç kalacak ya da yabancı dilde ders verecek. Türk çocuklarına, Türk hoca tarzanca konuşacak. Eğer tarzanca öğretmekle fizikçi olunsaydı, Tarzan fizikçi olurdu, herif hâlâ ağaçlarda. Öğretmenler çocuklara yabancı dilde anlatıyormuş gibi yapıp konuları Türkçe anlatmalıdır.

Bu aklın bir özelliği vardır, bir yerde birşeye çalışmaya başladımı, dönmeye başladımı herşeye çalışır, tutamazsın. Bu dediğimiz yöntemler kullanılarak kafalar çalıştırılacak, işler anlaşılacak, bu işleri anlayanlar bir araya gelecek, pasif korunma olacak, sokaklara dökülme falan yok, sessiz kurtuluş savaşıyla bu ülkenin geleceğini, yeni nesilleri ve kendinizi kurtaracaksınız.

Kafaları gönülleri kurtardığımız zaman, bütün önümüzdeki sorunlar, iktisadi sorunlar, siyasi sorunlar, yok bilmemne sorunları bunlar hep sahte sorunlardır. Bunların hepsi üç ayda hallolur. Noterden basıyorum imzayı, başarılar dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir