İçeriğe geç

Türkiye Gümrük Birliği Anlaşmasını Bozmalı Bağımsız Anlaşmalar Yapmalı

Türkiye Gümrük Birliği Anlaşmasını Bozmalı Bağımsız Anlaşmalar Yapmalı

Türkiye Gümrük Birliği Anlaşmasını Bozmalı Bağımsız Anlaşmalar Yapmalı

Uzmanlara göre Türkiye’nin yapması gereken, Gümrük Birliği’ni tartışmaya açarak, Gümrük Birliğinden çıkmak ve Avrupa ile ilişkilerini karşılıklı eşit ilişkiler zemininde ikili veya çok taraflı anlaşmalarla devam ettirmektir.

Gümrük Birliği Nedir?
Gümrük birliği, üye ülkeler arasında malların serbestçe dolaştığı, üçüncü ülkelere karşı ise bütün üyelerin ortak gümrük tarifesi uyguladıkları bir bütünleşme modelidir.

1 Ocak 1996 yılında Avrupa Birliği ile Türkiye arasında gümrük birliği anlaşması yürürlüğe girmiştir. Türkiye AB üyesi olmadan Gümrük Birliğine girmiş tek ülkedir. Gümrük Birliği AB’nin üzerine düşen görevleri yerine getirmemesi sonucu pek verimli yürümemektedir.

AB Ortaklık konseyi, toplantısında Türkiye’ye 4-5 yıl içinde ödemeyi taahhüt ettiği 2,5 milyar avroya varan yardımı ödememiş ve kurumsal anlamda bütünleşmeyi kolaylaştırmak amacıyla öngörülen tedbirleri Avrupa Parlamentosu’nun muhalefeti sonucunda yerine getirmemiştir. Türkiye Gümrük birliğine katıldıktan sonra AB ile dış ticaretinde gümrük ve fon gelirlerinden yılda ortalama 2,6 milyar dolar gelir kaybetmektedir.

Gümrük Birliği anlaşmasında yer alan geçici bir takım düzenlemeler belirlenen geçiş dönemi bittiği halde ve Türkiye Gümrük Birliğinden doğan yükümlülüklerini titizlikle yerine getirdiği halde tamamlanmamıştır.

Serbest dolaşım hakkı askıya alınmıştır. Türk iş adamlarına vize uygulaması devam etmektedir.

Gümrük Birliği sonrası ithalatta yapısal değişim ortaya çıkmıştır. Gümrük Birliği hazine faizleri üzerinde yükseltici bir etki yapmıştır. Artan reel faizlerin bütçeye maliyeti 58,867 milyar dolardır. Gümrük vergisi kayıpları 10,77 milyar dolardır. Gümrük Birliği Türkiye ekonomisine yararlı olmamış, aksine zarar vermiştir. Gümrük Birliği süreci ticaret oluşturma ve saptırma etkileri bakımından Türkiye’nin aleyhine gelişmiştir. Bu etkinin Türkiye üzerindeki toplam maliyeti 8,4 milyar dolardır. (Arslan ve Diğerleri 2002)

Gümrük birliği süreci, Türkiye’nin hem AB üyesi ülkelere karşı hem de AB dışındaki ülkelere karşı uyguladığı dış ticaret politikası önlemlerinin değişmesine neden olmuştur. Bu bütünleşme türünde ülkeler bağımsız dış ticaret politikası izleme kabiliyetlerini kaybetmektedirler. Bu nedenle, Türkiye’de gümrük birliğine girmekle bağımsız dış ticaret politikası uygulama imkânını kaybetmiş, mevcut dış ticaret mevzuatını AB mevzuatıyla uyumlaştırarak, AB’nin üçüncü ülkelere karşı uyguladığı dış ticaret kısıtlamalarını ve ödünlerini aynen üstlenmiştir. Yine bu sürecin gereği olarak Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi (EFTA), İsrail, Makedonya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Fas, Filistin, Tunus, Suriye, Mısır, Gürcistan ve Arnavutluk’la serbest ticaret anlaşmaları imzalanmıştır.

Geçmişte Türkiye ithalat üzerine değişik zamanlarda çeşitli adlarla ifade edilen çok sayıda vergi, resim ve harç uygulamıştır. Bu vergilerde AB sürecinde, özellikle gümrük birliğinin tamamlanması aşamasında önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Bu kapsamda vergi, fon, harç, kesinti gibi çeşitli adlarla tahsil edilen dış ticaret vergilerinde sadeleştirmeye gidilmiştir. Ayrıca AB ile yapılan sanayi malları ticaretinde gümrük vergilerinin kaldırılması ve AB’nin ortak gümrük tarifesine uyum sağlaması nedeniyle gümrük vergi gelirlerinde ortaya çıkacak azalmanın telafisi için yeni dolaylı vergiler uygulanmaya başlanmıştır. 2002 yılında yürürlüğe giren Özel Tüketim Vergisi Kanunu ile birlikte aralarında ithalattan alınanların da bulunduğu 16 adet vergi, harç ve pay kaldırılmıştır.

Gümrük Birliği ile, Türkiye’nin ihracatının AB piyasasına giriş koşullarında önemli bir iyileşme görülmemiş, ihracat genel olarak Gümrük Birliği’nden etkilenmemiştir. Çünkü Türkiye’nin ihraç mallarının AB piyasalarına giriş koşullarında önemli bir değişme olmamıştır. Buna karşılık AB ve AB dışı ülkelerden yapılan ithalat artmıştır. AB’den yapılan ithalatın artış oranı AB dışı ülkelerden yapılan ithalatın artış oranından daha yüksektir. (Togan 2000)

Gümrük Birliği’nin Türkiye uygulaması açısından ele alınca, Birlik antlaşmasının Türkiye ekonomisine daha çok negatif etkiler yaptığı sonucuna varmıştır. (Akkoyunlu-Wigley 2000)

Yurt içi üretim AB’den yapılan ithalatla ikame edilmiştir. (Akkoyunlu-Wigley 2005)

Gümrük Birliği sonrasında ithalat ve ihracat birlikte ele alındığında, Türkiye’nin AB’ye ihracatında ciddi bir artışın meydana gelmediği ancak AB’den ithalatın önemli ölçüde arttığı gözlenmektedir. Buna bağlı olarak AB’ye ihracatın toplam ihracat içindeki payı değişmemiş, AB’den ithalatın toplam ticaret içindeki payı artmıştır. (Ege, 2006: 3)

Özetle Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin statik etkilerini araştıran literatür net etkinin ticaret oluşturucu olduğunu fakat bu ticaret oluşturma etkisinin Türkiye aleyhine işlediğini ortaya koymaktadır.

  • Hayran
  • Mutlu
  • Üzgün
  • Kızgın
  • Sıkıcı
  • Korkunç

Benzer içerikler


AjansEkonomi

Türkiye Gümrük Birliği Anlaşmasını Bozmalı Bağımsız Anlaşmalar Yapmalı Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir