İçeriğe geç

Kıbrıs’taki İngiliz Sömürgesi ve 15 Temmuz Kıbrıs Darbesi

Kıbrıs'taki İngiliz Sömürgesi ve 15 Temmuz Kıbrıs Darbesi

Kıbrıs’taki İngiliz Sömürgesi ve 15 Temmuz Kıbrıs Darbesi

Sömürgecilik (kolonyalizm), bir ülkenin veya bölgenin siyasi kontrolünün başka bir devlete bağlı olması durumudur. Avrupa ülkelerinin farklı kıtalardaki topraklar üzerinde hakimiyet kurma girişimleridir. Sömürgecilik Batı çıkarları için dünyanın zorbaca sömürülmesidir. Ancak giderek kaba zorbalık yerini daha incelikli ve insani değerler kılıfı ile açıklanan bir yönetim biçimine bırakmıştır.

Kıbrıs Meselesinin Dünü ve Bugünü – Prof. Dr. Soyalp TAMÇELİK – ESAGEV Cuma Söyleşileri – 17.03.2017

İngiltere, en önemli sömürgelerinden Hindistan’a giden yolların güvenliği ve giderek etkisini kaybeden Osmanlı İmparatorluğu’na karşı Doğu Akdeniz’deki hâkimiyetini güçlendirmek ve bölgeye olan Rus ilgisini denetleyebilmek amacıyla, Karadeniz’de Rusya’ya karşı Osmanlı’yı koruma bahanesiyle Akdeniz’de kendi hâkimiyetini sağlamlaştırabileceği bir üs olarak Kıbrıs’a yerleşmek istedi. İngiliz Büyükelçisi Henry Austin Layard ve Bab-ı Ali arasında yapılan gizli bir anlaşmayla 4 Haziran 1878’de ada idaresinin İngiltere’ye devredilmesi resmen kabul edildi. Aynı yıl İngiltere Başbakanı Benjamin Disraeli, “Kıbrıs’ı almamızdaki temel amaç, Akdeniz değildir, Hindistan’dır” sözleriyle Kıbrıs’ın kendileri açısından önemini ortaya koydu. Kıbrıs’ın Osmanlılardan alınmasına yönelik eleştirilere karşı Disraeli, Kıbrıs’ın özellikle 1869 yılında açılmış olan Süveyş kanalını korur ve kontrol eder konumdaki stratejik önemine dikkat çekmiş ve bununla birlikte en büyük sömürge Hindistan’a giden yollar üzerinde çok önemli bir üs görevi görebilir uyarısında bulunmuştu. Ayrıca Disraeli’ye göre Kıbrıs stratejik konumu nedeniyle Akdeniz’de, bölgeye yönelik olası bir Rus saldırısına karşı cephanelik ve askerlerin geçici olarak konumlandırılabileceği önemli bir üs işlevi görebilir, ekonomik olarak ise Hindistan’a giden ticaret yollarının güvenliği konusunda etkili olabilirdi.

İngiltere, 1882’de Mısır’a yerleşti. Bu durum Kıbrıs’ın stratejik değerini gölgeledi ve ada İngiltere tarafından geri plana itildi. İngiltere, Hindistan yollarının güvenliği için ekonomik olarak daha önce hiçbir yatırım yapılmamış olan Kıbrıs limanları yerine Mısır’daki İskenderiye limanını kullanmayı ve geliştirmeyi tercih etti. Böylece Kıbrıs İngiltere için yedek stratejik bir ada işlevi konumuna geriledi. İngiltere buna rağmen Rumların Enosis taleplerini dikkate almadı ve Kıbrıs’ın statüsünde bir değişiklik yapma yoluna gitmedi. Mısır’ı işgal ettiği yıl Kıbrıs tarihinde ilk kez serbest seçimler yapıldı ve bir yasama meclisi oluşturuldu. Toplamda 18 kişiden oluşturulan Yasama Meclisinde Rumlara 9, Türklere 3 ve İngilizlere 6 sandalye verildi.

Kıbrıs’ta İngiliz sömürgesi, Osmanlı Devleti’nin adayı 1878 yılında İngilizlere teslim etmek zorunda kalmasıyla başlamış, adanın 1914 yılında İngiltere tarafından ilhak edilmesi ve 1925 yılında Britanya Krallığı’na bağlı Taç Koloni ilan edilmesiyle devam etmiştir. Taç Koloni terimi, yasama yetkisi kontrolünün doğrudan krallığa bağlı olduğu ve kendi temsilciler meclisi sistemi olmayan sömürgeleştirilmiş ülkeleri anlatmaktadır. Bu ülkeler Krallık tarafından atanan bir yönetici ve resmi görevli üyelerinin çoğunlukta olduğu bir yasama ve yürütme meclisi ile idare edilmekteydi. Başka sömürgelerde olduğu gibi Kıbrıs’ta da sömürge sürecinin başından itibaren yönetimde, eğitim ve sağlık sistemlerinde; ulaşım ve iletişim ağında, tarım politikalarında, kentsel ve kırsal gelişimde kurumsal ve yasal iyileştirmeler gerçekleştirilmiştir. Sömürge yönetiminin çalışmaları Britanya Krallığı’nın çıkar amaçlı politikalarına öncelik vermekle beraber yerel halkın yaşam koşullarının iyileşmesine de katkıda bulunmuştur. Hatta idari kararlar doğrultusunda iyileşen yaşam koşullarıyla hissedilmeye başlanan modernleşmenin getirdiği yeni bilinç durumu, ilerleyen yıllarda Rum halkının sömürge yönetimine karşı ayaklanması boyutunda toplumsal dönüşümü de beraberinde getirmiştir (1931).

İngilizler, adada tarımın yüzyıllar boyunca çok az gelişme kaydetmiş olduğu ve bu alanda yenilikler yapılması gerektiği düşüncesiyle bir dizi reform gerçekleştirmiştir. Schaar ve diğerleri (1995) bu çalışmaları: 1896’da yeni Tarım Bölümü’nün kurulması, 1900 yılında tamamlanan bir sonucuydu. İngiltere bir taraftan stratejik olarak kendisi açısından Mısır hâkimiyetinden sonra çok önem arz etmese de adayı hâkimiyet altında bulundurma politikası izlemiş, diğer taraftan Kıbrıslı Rumlar tarafından dillendirilen Enosis taleplerine karşı, önce ada Osmanlı Devletine ait olduğu için Enosis’e izin veremeyiz politikasını sonrasında ise adada iki toplum yaşadığı için Enosis’e izin veremeyiz politikasını benimsemiştir. İşte bu durum, yani Kıbrıslı Rumların İngiltere tarafından kandırıldıkları düşüncesi nihayetinde 1931 isyanına neden olmuş ve bu isyan neticesinde Kıbrıs’ta başlayan sıkıyönetim rejimi II. Dünya savaşı sonuna kadar etkili olmuştur. Uygulanan bu sıkıyönetim rejimi ise süreç içerisinde Kıbrıs’ta komünizmin güç kazanmasına olanak vermiş ve bilhassa savaş sonrasında İngiltere bu kez komünizme karşı Kiliseyi güçlendirerek bir denge siyaseti izleme yoluna gitmiştir. Bir anlamda İngiltere aldığı ağır tedbirlerle Kıbrıs’taki milliyetçiliği dizginleme politikası izlerken diğer taraftan gelecekte kendisi için büyük bir tehdit halini alacak komünizmin güçlenmesinin de yolunu açmış oldu. Kilise, alınan önlemlerin ardından çok ciddi itibar kaybına uğradı ve ekonomik olarak güç durumdaki yoksul halk komünizmi alternatif bir çıkış olarak görmeye başladı.

Kıbrıs’daki Türk toplumu azınlık olmayıp, başlı başına ayrı bir topluluktur. Bu topluluk kendi mukadderatlarını bizzat kendisinin tayin edebileceği bir topluluktur.

Yunanistan’ın ve onun siyasetine alan olan Kıbrıslı Rum liderlerin Aralık 1963 de başlattıkları şiddet ve yıldırma hareketleriyle ada’da yönetime el koydular. Kıbrıslı Türklerin uluslararası andlaşmalarla garanti altına alınan Anayasa hakları fesh edildi, Türkler kıyıma uğratıldı, elimine edilemeyenler, dayanma bölgelerinde meşru müdafaa haline itildi ve Kıbrıs’da böylece bir iç savaş başlatıldı.

Aralık 1963’den bu yana uluslararası Kıbrıs Cumhuriyeti Yunanistan’ın kukla devleti haline getirildi. Kıbrıslı Türklerin belli başlı insan haklarının ve kendi mukadderatını bizzat kendilerinin tayin etmesi hakkının ayaklar altına alınması, uluslararası andlaşmalarla ve onlara istinad eden Anayasayla kurulan hukuki düzenin baştan sona kadar zor kullanarak ihlali, ve iktidarı ele geçirenlerin Yunanistan’ın kuklaları olarak Türk toplumuna karşı katliama girişmeleri nedeniyle Aralık 1963 tarihine kadar mevcut olan Kıbrıs Cumhuriyeti o tarihten itibaren gayri meşru, bir devlet şeklini aldı.

İlginçtir, Türkiye Cumhuriyetinden başka hiç bir devlet Kıbrıs’ta olan bitene kulak asmamıştır. Sözde, Birleşmiş Milletler anayasası, İnsan Hakları Andlaşmaları ve diğer uluslararası andlaşmalar ve Devletler Hukuku genel prensiplerine sadakat ifade eden devletler, Kıbrıs’da Türk toplumuna karşı girişilen silahlı saldırıyı takbih etmek ve onu müşterek güvenlik tedbirleriyle bastırmak eğilimini göstermemiştir. Bir kere daha, uluslararası siyasetin güç hak oluşturur prensibi yaptırımsız kalmıştır.

Kıbrıs Türk toplumuna karşı son darbe hareketine 15 Temmuz 1974’de girişilmiş ve Yunanistan’ı yöneten askeri cunta, her istenileni yapmayan Kıbrıs kukla rejimini devirmeye teşebbüs etmiş ve fakat acemice yürütülen bu darbe hareketi aslında kukla devletin canına malolmuştur. Darbe hareketi farkında olmadan can çekişmekte olan kukla’nın beynini parçalamıştır. Aralık 1963’den 15 Temmuz 1974’e kadar Kıbrıs fiilen ikiye ayrılmıştı. Son darbe teşebbüsünün başarı kazanması halinde adanın Yunanistan’a ilhakının kaçınılmaz bir durum olacağını sezen Türkiye Cumhuriyeti duruma müdahale ederek olup bitti ihtimalini önlemiştir.

Kıbrıs İçin Dikkat Çeken Ayrıntı İngiliz Üslerinin Hiç Tartışılmaması

Kıbrıs Sorunu Nedir Kısa Özet

  • Hayran
  • Mutlu
  • Üzgün
  • Kızgın
  • Sıkıcı
  • Korkunç

Benzer içerikler


Bilgi

Kıbrıs’taki İngiliz Sömürgesi ve 15 Temmuz Kıbrıs Darbesi Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir