İçeriğe geç

Kıbrıs’ta Çok Büyük Petrol Rezervi Bulunmuş ve Bu Gizleniyormuş

Kıbrıs'ta Çok Büyük Petrol Rezervi Bulunmuş ve Bu Gizleniyormuş

Rumlar ve sömürgeci ülkelerin Kıbrıs adası civarında çok büyük petrol rezervleri bulduğu ve bunu gizlediği iddia ediliyor. Konu sürekli doğalgaz üzerinden tartışılıyor ancak Kıbrıs’ta zengin petrol yatakları adanın etrafını sarmış durumda. Yabancı uzmanlar, uydu üzerinden denizde petrol lekeleri tespit etmiş ve denizin altında fışkıran petrol olduğunu belirtiyor. Kıbrıs’ın deniz bölgesinde bu tür binlerce petrol lekesi var.

Rumlara göre petrol varlığı tespit edilen bölgeler arasında, karada Troodos ve Pentadaktilos kuşağı, suları çok derin olan Pentadaktilos ile Türkiye arasındaki deniz bölgesi, Kıbrıs’ın doğusundaki deniz bölgesi, Larnaka ile Baf arasındaki deniz bölgesi ve Kıbrıs’ın güneyindeki geniş deniz bölgesi belirtiliyor.

KKTC ve Türkiye’yi devre dışı bırakarak adanın etrafındaki bütün petrolü ele geçirme planları yıllar öncesinden yapılmış. Bazı iddialara göre Kıbrıs’ın sadece Rum tarafı bu yüzden 2004 yılında tüm adayı temsilen AB’ye alınmış.

Kıbrıs Rum yönetimi 2003 yılında Mısır’la başladığı Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama anlaşmasına, 2007’de Lübnan, Suriye ve İsrail ile devam etti. Rumların ilk anlaşmayı Mısır ile imzalama kararı, stratejik önemi dışında, Nil Nehri’nin ağzında milyonlarca yıldan beri, hidrokarbon, yani petrole dönüşen organik maddelerin bulunmasına dayanıyor.

TÜRKİYE'NİN KURTULUŞU AKDENİZ'DE – DOĞU AKDENİZ PROJESİ

2003 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş Kıbrıs adasının etrafında dünyanın en zengin petrol rezervlerinin tespit edildiğini, Avrupa Birliği ve ABD’nin bu petrol kaynaklarını kendi kontrollerine almak istediğini belirterek şu açıklamaları yapmıştı “Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri, Kıbrıs adasının tümünü AB’nin içine almak suretiyle, Doğu Akdeniz’deki petrol ve gaz rezervlerimizin tümünü kontrol altına almaya çalışıyor. Bunu yaparken iki hususu göz önünde bulunduruyorlar, birincisi Türkiye’yi bu rezervlerin uzağında tutabilmek, ikincisi de başlatmış oldukları çalışmalara uluslararası hukuk kılıfı uydurmaya çalışmak”.

Uluslararası deniz hukukuna göre, petrol ve gazın bulunduğu bölgeyle ilgili herhangi bir siyasi sorunun bulunmaması gerekiyor.

Güney Kıbrıs’ın 2007’den itibaren kendine göre 13 parsele ayırdığı ve Kıbrıslı Türklerin adanın üzerindeki hakkını hiçe sayarak oluşturduğu bölgede yer alan 1, 2, 3, 8, 9, 12 ve 13 numaralı bloklar; Kuzey Kıbrıs’ın TPAO’ya petrol ve doğalgaz arama ruhsatı verdiği A, B, C, D, E, F ve G bölgeleriyle kesişiyor. Bu parsellerin 5’i Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında yer alıyor.

Amerika merkezli Noble Energy şirketinin bir üst düzey yetkilisine göre, Petrol bulunan noktalar ise Kıbrıs Rum kesimin tek yanlı parsellediği 12. ve 3. parseldeki yataklar. Bu iki yatak Avrupa’nın önümüzdeki 100 yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek ölçüde. Rumlarla işbirliği sözleşmesi imzalayan Amerikan Halliburton şirketine ait olan PGS Geophysical SA şirketi, Kıbrıs’ın güneyindeki deniz bölgesinde ciddi petrol yatakları olduğunu belirtiyor.

Kıbrıs’ın kuzeyinde Girne-İskenderun arasında ve güneydoğuda; Kıbrıs-Suriye-Lübnan-İsrail-Mısır arasındaki bölgede dünyanın en zengin gaz ve petrol yatakları bulunuyor.

Rumlar ilk olarak, 1979 yılında, Mısır ile birlikte petrol aramaya kalkışmış Rauf Denktaş’ın, bu durum savaş nedeni olur açıklamasıyla ve Türkiye’nin tepkisiyle BM devreye girmiş ve Rumlar geri adım atmıştı.

Bu petroller için Hollanda ve İngiltere ortaklığındaki Shell yüzde 75, Amerikan Exxon-Mobil ise yüzde 25 oranında katılımla Mısır’dan 41 bin 500 kilometrekarelik, büyük bir deniz bölgesini kullanmaktadır.

Buradaki bir diğer amaç Doların petrol üzerindeki egemenliğinin devam ettirilmesi.

No 342 Prof. Dr Necmettin ERBAKAN – 5. AVRUPA MÜSLÜMANLARI MESELELERİ KONFERANSI – KOBLENZ 1991

Amerikan Şirketi Kıbrıs Adası Açıklarında Çok Büyük Doğalgaz Buldu

  • Hayran
  • Mutlu
  • Üzgün
  • Kızgın
  • Sıkıcı
  • Korkunç

Benzer içerikler


ArşivBilgiEkonomi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir