İçeriğe geç

Çin İşgal Ettiği Topraklardan Ne Zaman Çekilir Çin’de İnsan Hakları İhlalleri

Çin İşgal Ettiği Topraklardan Ne Zaman Çekilir Çin'de İnsan Hakları İhlalleri

Kuzey Çin bölgesi, Doğu Türkistan ve Tibet’in kuzeyinden başlayıp Kore’ye kadar uzanır ve sanıldığı gibi Çin coğrafyası değildir.

Çin halk Cumhuriyetinin Kurucusu, Mao Zedong, Çin’i birleştirip, Mançu, Moğol, Uygur, Tibet, Miao ve Yao milletlerinin kendi kaderini tayin etme haklarını kabul edeceğini ilan etmiştir. Çin Sovyeti’nin 10 Programının 5. maddesinde milletlerin kendi kaderini tayin etme hakları ilkesi temelinde, tüm azınlık milletlerin tamamen ayrılma ve gönüllü birleşme hakları vardır, denilmektedir. 1949 yılına gelindiğinde, Çin komünistleri birden bire söylem değiştirmiş, daha önce söylenen herşeyden vazgeçmiştir.

Çin, halk cumhuriyeti olmasına rağmen sadece Han Çinlilerinin egemenliğinde olan Çin kültür ve milliyetçiliğiyle, Doğu Türkistan, Tibet ve İç Moğolistan’ı sürekli olarak baskı altında tutarak, azınlık durumuna düşürüp asimile etmeye çalışan sömürgeci bir devlet durumunda. Bu bölgelerdeki insanlara terör bahanesiyle akıl almaz yasaklar koymaktadır.

Çin’de işgal altındaki bölge halklarının hiçbirinde söz hakkı yoktur. Bu bölgelerdeki Özerk cumhuriyetlerdeki yetki Çinli yöneticilerin ellindedir yerli yöneticiler vitrinlik olarak kullanılmaktadır. Çin, Özerk bölgelerde bulunan nüfusu, doğum kontrolü ve yerleştirdiği Han Çinlileri sayesinde asimile edip Çinlileştirmeye çalışmaktadır.

Doğu Türkistan, Tibet ve İç Moğolistan sorunu aynı zamanda bir insanlık sorunudur. Yok, edilmeye çalışılan kültürlerin var olma mücadelesidir.

Çin’in işgal ederek zorla kendine bağladığı bölgeler:

Doğu Türkistan
Doğu Türkistan hiçbir zaman Çin’in toprağı olmadı. Doğu Türkistan tarihte 6,5 asır boyunca Büyük Hun İmparatorluğu’nun merkezi olmuştur. Sonraki dönemlerde de arka arkaya muhtelif Türk devletlerinin hâkimiyeti altında kalmıştır. Doğu Türkistan 1760’ta Çin – Mançur istilasına uğradı. Bu dönemde büyük zulme maruz kalan bölge halkı zaman zaman işgalcilere isyan etti. 1865’te de Yakup Bey’in öncülüğünde yürütülen mücadeleyle işgalciler çıkarılarak bölgede bağımsız bir devlet ilan edildi. Osmanlı hilafetine tabi olan bu devlet Doğu Türkistan’ın ilk bölgesel devleti olmuş, fakat sadece 12 yıl ayakta kalabilmiştir. Bağımsızlık hareketinin lideri Yakup Bey’in 1877’de ölümünden sonra bölge yeniden Çin işgaline uğradı.

1949 yılından önce, özgür olan Uygur Türkleri şimdi Çin’in abuk sabuk yasaklarıyla ve zulümleriyle boğuşuyor. Çin’in bu toprakları işgal edecek gücü yoktu ancak Stalin’in desteğiyle bu toprakları işgal etti.

Çin, 1949 yılında Doğu Türkistan’ı işgal edip bölgeyi Sincan(Kazanılmış Topraklar) olarak adlandırdığı tarihten bu yana, Müslümanlara yönelik etnik temizlik ve asimilasyon politikası uygulamakta. İşgalden bu yana 35 milyon Doğu Türkistanlının katledildiği belirtiliyor.

Çin, Doğu Türkistan’ı tam bir sömürge haline getirmiş, petrol, kömür ve altın yatakları bu bölgededir. Çin nükleer denemelerini burada yapıyor. Bu denemeler yüzünden, binlerce insan radyasyon sonucu ölürken yeni doğan binlerce bebek de sakat doğmuştur. Dünya bu insanlık dışı vahşete gözlerini kapamış, sadece seyretmektedir.

Çin 1964’den günümüze kadar Doğu Türkistan topraklarında elliye yakın atom ve hidrojen bombası patlatmıştır. İsveçli uzmanlar, 1984 yılında yapılan yeraltı nükleer denemesinde kullanılan bombanın Richter ölçeğiyle 6.8 şiddetinde yer sarsıntısına sebebiyet verdiğini tespit etmişlerdir.

Çin milyonlarca Uygur ve Kazak Türkünü de asimile etmeye çalışmaktadır. 2001 yılından itibaren Türk dili ile eğitim tamamen yasaklanmış, bir işte çalışabilmek için Çince bilme zorunluluğu getirilmiştir. Türk dili ile konuşmak, şarkı türkü söylemek bile yasaklanmıştır. Uygur ve Kazak Türklerine yurt dışına çıkma yasağı uygulanmaktadır. Hükümetin izin vermediği hiç kimse yurt dışına çıkamamakta, çıksa bile aile fertlerine izin verilmemektedir.

Çin işgal yönetimi yıllardan beri Doğu Türkistan’da Uygur Çiftçilerin topraklarına zorla el koyuyor, destek ve teşviklerle ülkeye getirdiği Çinli göçmenlere bu toprakları tahsis ederek yerleşmelerini sağlıyor.

Bugün Çin’in desteklediği ve bağımsız bir ülke olan Kuzey Kore’nin nüfusu yaklaşık 22 milyondur, Doğu Türkistan Kuzey Kore’den fazla nüfus barındırmasına rağmen Çin’in esareti altındadır. İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün raporuna göre, Doğu Türkistan, 1997’den beri dünyada en çok idam cezası uygulanan bölge olmuştur.

Çin Doğu Türkistan’ı işgal ettiğinde bölge ahalisi bunu kabul etmek istemedi ama İslâm ümmetinin dağılmışlığı ve başsızlığı yüzünden de kendisini yalnız bulunca birlikte yaşama çözümünden başka bir çıkış yolu bulamadı.

Tibet
Çin esaretindeki bir diğer bölge Tibet. Temel hakkı olan özerklik hakkını bile alamıyor. Çin aynı şekilde Doğu Türkistan’da uyguladığı zulmü Tibetlilere uygulamakta. Tibetlileri bölücü terörist olarak adlandırmakta. Tibet, yüzyıllardır Çin’in baskısı ve sömürgeci uygulamalarına maruz kalmaktadır.

1913 yılında Tibet bağımsızlığını ilan etmiş, 36 yıl bağımsızlık dönemi yaşanmıştır.

Çin’in 1950’lilerden itibaren başlayan Tibet işgali sonunda Tibetliler 17 maddelik bir antlaşmayla bağımsızlık yerine özerklik taleplerini belirtmişlerdir ancak bir müddet sonra Tibet’e iyice yerleşen Çin, bu antlaşmaya bile uyma ihtiyacı duymadan Tibetliler üzerindeki baskı politikalarını devam ettirmiştir. 17 maddelik antlaşmanın üzerinden bir yıl geçmeden Tibet’in bütün kilit noktaları Çinlilerin askerî istilasına uğramıştır. Sadece Doğu Tibet bölgesinde 4 bin hektar alan gasp edilmiştir. Uygulanan bu politika nedeniyle halk giderek yoksullaşırken Tibetli yerel kaynaklara göre 1959’da ve 1962-1963 arasında 70 bin Tibetli açlıktan ölmüştür.

İç Moğolistan Özerk Bölgesi
Çin’in kuzey bölgesinde yer alan, Moğolistan ve Rusya Federasyonu ile sınırı bulunan 24,5 milyon nüfuslu İç Moğolistan, özerk bir bölge. Nüfusunun 4,5 milyonu Moğol olan 1 milyon 197 bin kilometrekare genişliğindeki İç Moğolistan’da, hayvancılık, tarım, kömür başta olmak üzere madencilik (kömür) sektörleri gelişmiş durumda. Pekin gibi büyük bir şehrin enerji ihtiyacının bir kısmının karşılandığı İç Moğolistan’da termik santrallerde yoğunlaşma var.

Yeraltı kaynakları açısından zengin olan bölgede 134 maden çeşidi bulunuyor. Bunlardan altın ve gümüş rezervleri miktar bakımından Çin’de ilk sırada yer alıyor.

Tayvan
1949 yılında Çin’de sosyalizm ilan edildiğinde bu sosyalizmden kaçan Çinliler tarafından kuruldu ve 1971 yılına kadar Birleşmiş Milletlere üye ülke oldu. 1971 yılında Tayvan üyelikten çıkarılarak yerine Çin Halk Cumhuriyeti alındı. Pekin Hükümeti, Tayvan’ı kendi yönetimi altındaki bir eyalet olarak görmeye ve o topraklar üzerinde hak iddiasında bulunmaya devam etti. Tayvan’ın en fazla mal ihraç ettiği ülke Çin Halk Cumhuriyeti olmasına rağmen bağımsızlık ve tanınma çabalarıyla BM üyeliği istekleri Çin’in vetosu ve tehditleri nedeniyle olmamaktadır. Tayvan’ı 23 ülke tanımaktadır ve resmi diplomatik ilişkilerde bulunmaktadır. Türkiye Tayvan’ı tanımamakta ancak Tayvan ile ekonomik ve kültürel ilişkiler kurmaktadır.

Aksai
Çin tarafından işgal edilen Hindistan topraklarının bulunduğu bölgedir.

Çin son olarak Güney Çin Denizi’ndeki adaları işgal etmiş durumda. Tayvan, Brunei, Malezya, Vietnam ve Filipinler’in hakkı bulunan tüm adaları Çin himayesi altına aldı üstelik, Uluslararası Mahkeme Çin’in denizdeki adalarla ilgili mülkiyet iddiasınının geçersiz olduğunu ilan etmesine rağmen.

Çin’in başlıca ihracat yapıp para kazandığı ülkeler:
Amerika yüzde 21,1
Japonya yüzde 13,6
Güney Kore yüzde 4,6
Almanya yüzde 4
Hollanda yüzde 2,7
Singapur yüzde 2,2
Türkiye yüzde 2,1

Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine Çin Baskısı!

Çin Neden Doğu Türkistan’a Gitmek İsteyen Türk Akademisyenleri Kovdu

  • Hayran
  • Mutlu
  • Üzgün
  • Kızgın
  • Sıkıcı
  • Korkunç

Benzer içerikler


Dünya

Çin İşgal Ettiği Topraklardan Ne Zaman Çekilir Çin’de İnsan Hakları İhlalleri Yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir