Avrasya Ekonomik Birliği Dağılıyor mu

2 sene önce 0
Avrasya Ekonomik Birliği Dağılıyor mu

Dünyanın en önemli stratejistleri arasında adı sayılan Polonya kökenli Amerikalı siyaset bilimci ve devlet adamı Sovyet Ülkeleri uzmanı Zbigniew Brzezinski Avrasya Ekonomik Birliği yöneticilerinin dünya görüşlerinin değişeceğini bu nedenle birliğin 10 yıl ömrünün olduğunu öngörüyor.

1991 yılında Sovyet Birliği’nin dağılmasını resmileştiren sözleşme henüz imzalanmamışken Zbigniew Brzezinski, Sovyetler Birliğinin dağılmasını 1989 yılında tahmin etmişti.

Brzezinski, Rusya’nın Çin’i çok tehlikeli bir rakip olarak görmesini tavsiye etmekte. Çin Avrupa pazarlarına doğrudan girmek için Orta Asya’ya stratejik girişi Rusya’nın eski Sovyetlerin doğu parçalarında ekonomik hakimiyetinin zayıflamasına neden olur.

Ukrayna’nın Avrupa’ya yönelik seçimi, Avrasya Birliğinin perspektifleri için bir darbe olmuştur.

2011 yılında bile Zbigniew Brzezinski, ne Kazakistan, ne Ukrayna ne de Belarus yeniden doğan imparatorluğun parçası olmak istemediğini ifade ediyordu. Eski Sovyet Cumhuriyetleri ve ilk sırada milli yöneticileri yeni bir başkanın egemenliğinin altında kurulmasına karşı çıkacağını tahmin ediyordu. Söz konusu tahmin en sert bir şekilde Ukrayna’da gerçekleşmiştir.

Kazakistan Devlet Başkanı Nazarbayev, 1994 yılında Moskova Devlet Üniversitesindeki, konuşmasında, Avrasya Devletleri Birliğinin kurulması önerisinde bulunmuştur. Bununla birlikte, Nazarbayev, Kazakistan’ın Avrasya Ekonomik Birliğinin bir parçası olarak egemenliğini kaybetmesi konusunda endişe duymaktadır. Nazarbayev, 2013 yılında bile Kazakistan’ın Gümrük Birliği üyeliğinden daha çok kaybı olduğundan dolayı öfkelenmiştir. Et ve süt ürünleri başta olmak üzere Kazakistan ürünlerinin Rusya pazarına zorluklarla girmektedir. Bununla beraber, Kazakistan’dan elektrik enerjisinin Rusya’ya serbest girişi olmadığı ve söz konusu ürünün transiti sınırlı olduğundan şikayet etmektedir.

Avrasya Birliğinin ne kadar gerekli olduğu konusunda Çin şüphe uyandırmıştır. Ulusal Araştırma Üniversitesi Ekonomik Yüksek Okulu Dünya Ekonomisi ve Dünya Politiği Fakültesi Profesörü Aleksey Portanski, Çin’in Rusya’ya değil daha çok Kazakistan’a yatırım yaptığını ifade etmiştir. Bu açıdan, Rusya ve Kazakistan rakiptir.

İdeolojik açıdan yakın olan Belarus Devlet Başkanı Alexander Lukashenko da dünya görüşü değişikliği değil bir ruh hali değişikliğini göstermektedir. Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımlardan önce, Lukashenko, Ruslarla dostluğum pazarlık konusu olamaz dedi ancak şimdi Batıya doğru bakarak Rus doğalgaz fiyatı konusunda pazarlık yapmaktadır. Belarus Devlet Başkanı tarafından yapılan hesaplamalara göre, Rusya’nın borcu 15 milyar dolardır. Bununla beraber, gümrük kanununu imzalamayı reddetmiş ve bağımsızlığa daha çok değer vermektedir. Özgürlük ve bağımsızlık çok değerli ve hiç para ve rakam değer etmez ifadesinde bulunmuştur.

2014 yılında Kırım’da düzenlenen referandumdan ve Batılı ülkeler tarafından Rusya’ya karşı yaptırımların uygulanmasından sonra, Kremlin, politikanın Doğuya doğru ilerleyeceğini ifade etmişti. Bir yıl geçmeden, Rus yetkilileri, Çin’in Avrupanın yerine geçemeyeceği sonucuna varmış ve Çin’in Rusya’yı Avrupa pazarında kenara itmek için İpek Yoluna ihtiyacı olduğunu anlamıştır.

Üst düzey yetkililerden biri, Çinlilerin çok zorlu müzakereci olduğuna üzülmektedir. Çin’e doğru Doğuya dönüş, ne Avrupa’da ve Amerika’da ki gibi uygun kredileri ne de Rusya’nın ihracatının (hammadde dışında) büyümesini sağlamıştır.

Rusya Devlet Başkanı danışmanı Sergey Glazyev ise Brzezinski tarafından belirtilen görüşler arasında taban tabana zıt bir bakış açısı bulunmaktadır. Glazyev, Rusya’nın geleceğini Amerika’ya karşı Çin ile ilişkilerinin güçlendirilmesinde görmekte ve Çin’in yönetim algoritmalarını uyarlamayı tavsiye etmektedir. Aksi taktirde, Rusya’nın, Avrasya Birliğinin dışında kalacağını ve kuşatılmış bir durumda olacağını düşünmektedir.

Aslında Rusya ile Türkiye birbirine güven duysa her iki ülkede ilişkilerini çok güçlendirse Çin ve Amerika’ya karşı çok daha iyi yerlere gelebilirdi.

Atatürk zamanında, ne Çin ne de Amerika ile ilgilendi. Atatürk’ün Rusya ile siyasi yakınlaşması, Türkiye için büyük rol oynadı. Atatürk Rusya ile dostluk ilişkilerine büyük önem verdi. Atatürk o dönem Sovyet Rusyası ile ekonomik ve siyasi işbirliğine girdi. Türkiye Cumhuriyeti kurulunca ilk uluslararası anlaşmalar, ilk dostluk anlaşması Rusya ile yapıldı. Atatürk, Türk halkının gelecekte komşularıyla barış içinde yaşamasını arzuladı.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu zaman Atatürk, Rusya’dan büyük yardım talebinde bulundu. Sovyet Rusyası, silah ve para başta olmak üzere gereken yardımda bulundu. O dönem iki ülke birbirini resmen tanıyarak diplomatik ilişkileri ve ikili işbirliği başlattı. İkili resmi ziyaretler yapıldı. Atatürk hem Rusya’nın hem de Türkiye’nin menfaatlerinin örtüştüğünü görüyordu. Türkiye yıllar içinde Amerika’dan, Rusya ise Çin’den bu yakınlaşmayı bekledi ama olmadı ve ülke menfaatleri olmayacağını gösteriyor.

Türk Sovyet Rusya İlişkileri ve NATO Üyeliğine Etkisi

  • Hayran
  • Mutlu
  • Üzgün
  • Kızgın
  • Sıkıcı
  • Korkunç
Hangi Marka Hangi Ülkenin | Amerikan Malları Listesi